• 136
Aydın

Gebe kadınlar günde kaç kalori almalılar?

  • 136
Gebe kadınlar günde kaç kalori almalılar?

1 Cevap

  1. Kış mevsimi gripal enfeksiyonlar açısından tehlikeli bir mevsimdir. Sağlık açısından sorunu olmayan ve gebeliği planlayarak yaşayan gebelerde basit önlemler ile bu dönem atlatılabilir. Gebelik planlanırsa öncesinde bazı tetkiklerin yapılması ile eksik olan vitamin ve mineral desteği sağlanır. Gebelik öncesi ve gebeliğin 16. haftasından sonra grip aşısı yapılabilir ve gebelik sonrası ilk iki ay boğmaca açısından korumasız olan bebeğimizi korumak için anne ve baba gebelik öncesinde boğmaca aşısı yaptırabilir. Özellikle beslenmede vitaminlerin doğal alınması ve bol sıvı tüketmeleri önerilir.

    Gebeliğin ilk üç ayı embriyogenez dediğimiz, bebeğin her şeyinin oluştuğu ve dış ortamlardan etkilendiği bir dönemdir. Annelerin ilk üç ayda artmış bir kalori ihtiyacı yoktur. Gebeler bu dönemde genellikle bulantı kusma şikayetleri nedeniyle iyi beslenemez. Önerilen sık sık, az az beslenmektir. Bu dönemdeki gebelerde koku alma hissinde artış, hormonların etkisiyle hipotansiyona eğilim, sürekli halsizlik ve uyuma ihtiyacı olabilir. Gastrointestinal sistemde hormonların etkisiyle şişkinlik, gaz ve bulantı olabilir. Bu nedenle midede uzun süre kalmayacak, hazmı kolay gıdalar tercih edilir. Örneğin meyvelerin kabuklarının soyularak yenilmesi, aşırı baharatlı, yağlı kızartma tarzı gıdalardan uzak durulması önerilir. Sütlü tatlılar hem enerji hem protein ihtiyacını karşılaması nedeniyle tercih edilebilir. Ara öğünlerde nane şekeri, ceviz, çiğ badem, leblebi mideyi rahatlatabilir.

    Zencefilli çaylar bulantı kusmaya iyi geldiği için tercih edilebilir. Gebelerin bu dönemde kilo alması beklenmez, ama kilo vermesi de arzu edilmez. Kilo kaybına eğilim tespit edilirse, kalori ve sıvı ihtiyacını karşılamak için aralıklı olarak glukoz içeren serumlarla desteklemek gerekebilir.

    İkinci üç aylık period, bulantı kusmaların azaldığı, daha iyi beslendikleri ve gebeliğin nispeten daha rahat geçtiği bir dönemdir. Bu dönemde gebe günde 340 kalori fazladan almalıdır. Üç ana, üç ara öğün alması tavsiye edilir, günde sadece su olarak 1500-2000 ml sıvı alması önerilir. Alınan gıdalar protein, karbonhidrat ve yağ olarak dengeli olmalıdır. Kahvaltı günün en değerli öğünüdür ve bir gebe çalışıyorsa kahvaltı etmeden evden çıkması önerilmez. Protein yönünden zengin bir kahvaltı açlık hissini baskılar ve insülinin aşırı uyarılmasına engel olur. Ekmek B1-B6 vitaminlerinin beslenmemizdeki ana kaynağıdır. Bu nedenle ekmek bol tahıllı olarak özellikle kahvaltıda önerilir. Katı yumurta ve peynir protein kaynağı olarak çok değerlidir. Meyvenin ise akşam değil, gün içinde tüketilmesi önerilir. Çünkü fazladan alınan karbonhidratın kullanılmadığı zaman yağa dönüşmesini önlemek gerekir. Vücudumuz eğer varsa karbonhidratı enerji kaynağı olarak öncelikli tercih edecektir. Bu yüzden sağlıklı beslenmede tatlılar yemek üstüne önerilmez. En az 2-3 saat sonra tüketilmesi önerilir. Eğer kırmızı et tüketilecekse tercih öğlen olmalıdır. Hazmı zor olan gıdalarda tercihimiz öğlen olmalıdır. Akşam yemeğinde daha sebze ağırlıklı ya da balık tercih edilebilir.

    Balıkta yemeği seçiminde, balık civa yükü açısından dip balıkları ve yavaş büyüyen balıklar, örneğin ton balığı tercih edilmez. Bu tarz balıkları fazla tüketmemeye dikkat etmek gerekir. Kafein tüketimine de dikkat etmek gerekir. Fazlası ilk trimesterde çarpıntı, ikinci ve üçüncü trimesterde ise mide reflüsünü artırıp yanma yapabilir. Güvenli tüketim dozu 200mg/dl‘den az olmalıdır. Bir fincan kahvedeki kafeinin 95 mg/dl olduğu düşünülürse, günde bir fincan kahveden fazla tüketilmemesi tavsiye edilir. Yiyeceklerin iyi pişirilerek tüketilmesi ve hijyene dikkat edilmesi bazı enfeksiyonların bulaşması ve gıda zehirlenmeleri açısından çok önemlidir. Pastorize edilmemiş çiğ sütten üretilen peynir ise brucella hastalığına sebep olabilir. Toxoplasmosis ise iyi pişmemiş et, iyi yıkanmamış sebzelerden bulaşabilir.

    Gebeliğin son 3 ayı gebe bir kadının en fazla kaloriye ihtiyacı olduğu dönemdir. Kilosuna göre değişmekle birlikte günlük fazladan 452 kaloriye ihtiyacı vardır. Yaklaşık 3500 gram doğacak olan bebeğimiz 2500 gram ağırlığını bu dönemde kazanır. Annenin son üç aya hazır ve sağlıklı girmesi bebeğini sağlıklı büyütmesi, sağlıklı bir doğum ve lohusalık geçirmesi için çok önemlidir. Gıdaların taze, günlük, katkı maddesiz mevsiminde tüketmesi önemlidir. Son üç ayda bebeğin hızlı büyümesi nedeniyle bağırsaklarda basıya bağlı şişkinlik, kabızlık şikayetleri olabilir. Bu nedenle özellikle posalı gıdalar tercih edilmelidir.

    İlk üç ayda meyvelerin kabuklarını soyarak yemeği öneririrken, son üç ayda bağırsakların çalışması da düşünülerek kabuklu yenmesi önerilir. Yeşil yapraklı sebzeler ise folik asit açısından çok zengindir. Bu nedenle gebeliğin tüm dönemlerinde yeşil salata ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketilmesi önerilir. Kış döneminde özelikle vitaminlerin doğal olarak alınması için turunçgilller tavsiye edilir. Yine bağışıklık güçlendirici C vitamininden zengin bitki çaylarının tarçın ve zencefil eklenerek tüketilmesi uygundur. C vitamininden zengin kuşburnu, kekik ve ıhlamur özellikle grip olan gebelere tavsiye edilir. Ancak yeşil çay önemli bir kafein kaynağıdır. Bir fincandan fazla tüketilmesi bu nedenle önerilmez. Melisa ve yasemin çaylarının ise sakinleştirici, uykuya geçişi kolaylaştırıcı etkisi vardır. Özellikle son aylarda anksiyetesi artmış anne adaylarına önerebiliriz. Neredeyse bütün ilaçların ana maddelerinin doğada olduğunu, özellikle bitkilerden elde edildiğini düşünürsek, bitki çayının da fazlası ilaç etkisi yapabilir. Bu nedenle iki bardaktan fazla tüketilmemesi önerilir. Tarçın insulini baskılaması nedeniyle önemlidir. Bu nedenle sütlü tatlıların üzerinde ve çaylarda tüketilmesi tavsiye edilir. Ayrıca çiğ badem, ceviz, fındık önemli magnezyum ve omega 3 kaynağıdır. Günlük tüketmeye dikkat etmek gerekir. Örneğin 100 gram badem günlük magnezyum ihtiyacının yüzde 72‘sini karşılar.

    Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma oranında ciddi bir artış görülüyor. Özellikle kış ayları, anne adayları ve doğmamış bebekler için her türlü riskten korunmaları ve sağlıklı bir hamilelik dönemi açısından oldukça önem taşıyor. Bu tür hastalıklardan korunmak için siz anne adaylarına neler önerirsiniz?

    Hayatın her döneminde olduğu gibi gebelikte de vitaminleri doğal yiyecekler ile almak önemlidir. Vitaminler vucudumuzdaki enzimatik reaksiyonlarda katalizör görevi görürler, yani vücudumuzdaki organların, sistemimizin iyi çalışmasını sağlar. Vitamin eksikliğinde direnç düşer ve enfeksiyonlara eğilim artar. C vitamini güçlü bir antioksidandır ve vücudumuzda oluşan serbest radikallerin DNA’mıza vereceği hasarlara engel olur. E vitamin ile birlikte serbest radikalleri nötralize eder. Bağırsaktan demir emilimini artırır, bu nedenle demir eksikliği anemisinde oral demir ile birlikte C vitamin de vermeyi tercih ederiz. Kış ayları bizim güneşi az gördüğümüz, kapalı ve nemli alanlarda zamanımızın daha çok geçtiği aylardır bir de kalabalık ise, mikro organizmaların yaşaması ve bulaşması için uygun ortam sağlanmış olur. Bu nedenle kalabalık ortamlardan kaçınmak gerekir. C viatmininden zengin meyve tüketmek özellikle turunçgiller, kivi, üzüm gibi tercih edilir. Brokoli ve brüksel lahanası da C vitamininden zengindir fakat pişirme ile değerini büyük ölçüde kaybettiğini unutmamak gerekir. Bol sıvı tüketmek böbreklerin çalışması ve vücudumuzdan toksinleri atmak açısından çok önemlidir.

    Çinko ve D vitamini eksikliğinde bağışıklığın sisteminin etkilendiği ve enfeksiyonlara direncin düştüğü görülür. Hayvansal gıdalar çinko ve D vitamininden zengindir bu nedenle özellikle vejeteryan beslenen gebelerde özellikle dikkat edilmelidir. Kış aylarına gebeliği denk gelen gebeler bu konuda dikkatli olmalıdırlar.

    Gebelikte üst solunum yolu enfeksiyonu ile karşılaştığımızda bu durumun bakteriyal ya da viral kökenli olup olmadığını ayırt etmek önemlidir. Bazen viral olarak başlayıp ikincil olarak bakteriyal enfeksiyon başlayabilir. Kansızlığı, vitamin eksikliği, kronik hastalığı olmayan bir gebe, direnci iyi olduğu için grip olduğunda basit önlemlerle bu durumu atlatabilir.

    Bol sıvı tüketmek, burun ve boğaz için rahatlatıcı spreyler ve gargaralar kullanmak, eğer ateş yükselmeye eğilimli ise ateş düşürücü tedaviler yeterli olur. Bakteriyal kökenli olduğu düşünülüyor ise gebelik kategorisi B olan penisilin grubu antibiyotikler kullanılabilir. Domuz gribi ise mecbur kalınırsa tedavi edilebilir. En önemlisi gebeliği kış aylarına rastlayan gebeleri korumaktır. Bu gebelere 16 haftadan sonra grip aşısı önerilebilir. Sık el yıkamak, damlacık enefeksiyonu ile enfeksiyon kapılabilecek kalabalık ortamlardan uzak durmak tavsiye edilir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında grip, yani viremi ve buna bağlı ateş yükselmesi istenmeyen bir durumdur. Bu durum gebeliğin ilk 38 günü için “ya hep ya hiç” kuralını işletir. Ya bebek tümden etkilenir düşük olur ya da hiçbir etkilenme olmadan gebelik devam eder. Fakat ilk 38 gün sonrası ilk üç ayda ateş yükselmesi, viremi veya bakteriyemi ile karşımıza sepsis tablosu ile gelen bir gebede bebek etkilenebilir ve fetusda çeşitli anomaliler olabilir.

    Gebeliğin üçüncü ayından sonra geçirilen gripte, embriyogenez tamamlandığı için anomali açısından artık çok endişelenmeyiz. Gebenin genel durumu ve direnciyle ilgili olarak basit bir üst solunum enfeksiyonu olarak başlayan grip, düşük ve erken doğumu tetikleyebilir ve hastalık zatüreye çevirip hayatı tehdit eden klinik durumlarla karşılaşmamıza sebeb olabilir. Bu nedenle gebeliğin planlı ve hazır olarak yaşanması, bizleri birçok istenmeyen olumsuz durumlarla karşılaşmaktan korur.

     

    • 42

Cevap eklemek için giriş yapmalısınız.