• 446
Aydın

Kruvazör Nedir? Kruvazör Ne demek?

  • 446
Kruvazör Nedir? Kruvazör Ne demek?

1 Cevap

  1. Bir savaş gemisidir. Değişik tonajlı olurlar ve silahları çeşitlidir. Açık denizlerdeki gemi kafilelerini ve uçak gemilerini korurlar. «Savaş kruvazörü» en büyükleridir. Topları daha ufak çapta olanına «birinci sınıf kruvazör» (ağır kruvazör), daha ufak olanlarına «ikinci sınıf kruvazör» (hafif kruvazör) adı verilir. Bugün donanmadaki kruvazörler 2-3 bin tonluktan 30 bin tonluğa kadar değişir. Top ve roket silahlarla donatılmış süratli bir gemidir. Kruvazörün ana görevi stratejiktir. Denizde muharebatı yönlendirir. Düşmanı yanıltıcı haberlerle oyalar.

    Ticaret filosunu korur ve düşman ticaret filosunu tahrib eder. Yirminci yüzyılın ilk yarısında, kruvazörün taktik olarak önemi azalmıştır. Uçaklar, muhripler ve çok süratli denizaltılar kruvazörlerin görevlerini üstlenmiştir. 1960’larda ABD’nin 37, Rusya’nın 20, İngiltere’nin 5 kruvazörü vardı. 1961 senesinde inşası tamamlanan ABD’ye ait USSLong Beach kruvazörü, dünyanın ilk nükleer tahrikli harb gemisidir. Bu gemi, saatte 30 mil sürat yapmakta ve yakıt yenilemeden 160.000 km gitmektedir. Gemi tamamen roketlerle donatılmıştır. Kruvazörler, kendi aralarında sınıflara ayrılır. 8 inç (203 mm)lik toplarla donatılan gemilere ağır kruvazör; 6 inç (152 mm)lik toplarla donatılan gemilere hafif kruvazör; roketlerle donatılmış gemilere güdümlü mermi kruvazörleri denir.

    1922 Washington Konferansı ile kruvazörlere ton sınırlaması getirildi. Buna göre 10.000 tonun üzerinde harp gemileri yapılamayacaktı. Bu karar 1945 tarihine kadar devam etti. 1945’den sonra büyük tonajlı savaş gemileri yapılmaya başlandı. Temel silah sistemlerini güdümlü füzelerdir. Ayrıca torpidolar, antidenizaltı roketleri, otomatik toplar ve makinelilerdir. Pek çok kruvazör en az bir helikopter taşıyabilir. Bazı donanmalarda kruvazörler saldırı operasyonları kadar uçak gemilerini koruma amaçlı da kullanılırlar.  Aynı zamanda kruvazörlerin genel olarak komuta gemisi olarak kullanıldığı da görülmektedir.

    Kruvazörler temelde orta boyutlarda, ağır silahlı, savaş gemilerinin üstün ateş gücü ile destroyerlerin hızı ve manevra kabiliyetini birleştirmeyi hedefleyen gemilerdir. Savaş gemisi boyutlarına yakın boyutlara sahip olan kruvazörler için ağır kruvazör ifadesi kullanılırken, boyut olarak destroyerlere yakın boyutlara sahip olan kruvazörler için hafif kruvazör ifadesi kullanılabilmektedir. 1960’lı yıllarda güdümlü roketlerin de eklenmesiyle birlikte kruvazörlerin donanmalardaki önemi artmıştır.

    Zırhlı kruvazör

    Zırhlı kruvazör, 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarındaki, uzun menzilli ve bağımsız bir savaş gemisi tipidir. Savaş gemileri dışındaki bütün gemileri yok edebilecek ve çarpıştığı çoğu savaş gemisine ise büyük zarar verebilecek niteliktedir. İlk zırhlı kruvazör, 1875 yılında suya indirilen HMS Shannon’dur. Diğer ilk zırhlı kruvazörler de, onun gibi buhar motorludur. 1890’larda kruvazörlerde buhar motoru kullanımı sona ermiş ve kruvazörler daha modern bir görünüm almışlardır. Zırhlı kruvazörlerin büyüklüğü değişken olmakla beraber en büyüğü, bir savaş gemisi kadar büyük ve pahalıdır.

    Zırhlı kruvazörler, düşman toplarının şarapnellerinden korunması için yapılan kalın demir (ilerleyen yıllarda çelik kemerleri ile diğer kruvazörlerden ayrılmaktadır. Bu koruma yöntemi, savaş gemilerinde de sıkça uygulanmıştır. Görevini yerine getirebilmesi için; zırhlı bir kemer, uzun menzil ve yüksek bir hızı bir arada bulunduracak etkili bir zırhlı kruvazörün tasarlanması onlarca yıl sürmüştür. 1880’lerde ve 1890’ların başında pek çok donanma, zırhlı kruvazör yerine “korumalı kruvazör” yapımına eğilim gösterilmiştir. Geminin en önemli bölümlerini korumak üzere tasarlanmış hafif zırhlı güverteleri bulunan bu kruvazörlerin çoğu, diğer gemilerden daha yüksek hızlara ulaşabilmişlerdir.

    1908 yılında zırhlı kruvazörün gelişimi, muharebe kruvazörünün ortaya çıkmasıyla son bulmuştur. Bu yeni gemi türüyle, bir savaş gemisinin sahip olduğu vuruş gücü ile hızlı buhar motoru bir araya getirilmiş, kısa sürede zırhlı kruvazörün yerini almıştır. Bu zamanlarda “hafif kruvazör” terimi, zırhlı kemerleri olan küçük kruvazörleri tanımlamak için ortaya çıkmıştır. Zırhlı kruvazörler, Birinci Dünya Savaşı’nda “ikinci sınıf gemi” olarak çokça kullanılmıştır. Savaştan geriye kalan zırhlı kruvazörler ise 1922 yılında imzalanan ve savaş gemileri ile kruvazör sayılarılarını sınırlandıran Washington Denizcilik Antlaşması’nın hükümleri nedeniyle kullanımdan kaldırılmıştır. Antlaşmaya göre “10.000 ton ve daha hafif olup, pek çok büyük zırhlı kruvazördekinden daha düşük olmasına rağmen, 8 inç veya daha düşük kalibreli top taşıyan” gemiler, “kruvazör” olarak tanımlanmıştır.

    Muharebe kruvazörü

    Muharebe kruvazörü (veya savaş kruvazörü), 20. yüzyılın ilk yarısında yapılmış büyük savaş gemileridir. İlk olarak 1900 ile 1910 yılları arasında, zırhlı kruvazörün yerine geçmesi için yapılmışlardır. Evrimleri zırhlı savaş gemilerine (dretnot) daha çok benzemektedir. Maliyetleri ve büyüklükleri bir savaş gemisi ile hemen hemen aynıdır. Yüksek kalibreli silah donanımları nedeniyle hızları diğer kruvazörlere nispeten daha düşüktür. Muharebe kruvazörleri, Birinci Dünya Savaşı boyunca, savaş gemisi filolarına hızlı ve güçlü atışlarla destek olmuşlardır. İngiliz Donanması, Alman Donanması ve Japon Donanması’nda Birinci Dünya Savaşı boyunca sıkça kullanılmışlardır. Jutland Muharebesi gibi çoğu taarruz ve çarpışmada kullanılmışlardır.

    Savaşın sonlarında bir muharebe kruvazörü ile hızlı savaş gemisinin tasarımları arasında çok az fark vardı. İngiltere, Japonya ve Amerika,Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra savaş gemisi kadar ağır silahlandırılmışlardır. Hızları ise yine de bir savaş gemisinden daha yüksektir. 1922 yılından itibaren büyük gemi yapımını sınırlandıran Washington Denizcilik Antlaşması;savaş gemilerini, muharebe kruvazörlerini ve planlanan yenilerini tehlikeye sokmuştur. 1930’lardan itibaren yalnızca Kraliyet Donanması, filolarında Birinci Dünya Savaşı döneminden kalan gemiler için bir savaş gemisi sınıfı olarak muharebe kruvazörü üretmeye devam etmiştir. Japonya da muharebe kruvazörlerini filolarından kaldırmamış, yalnızca modifiye etmiş ve yeniden adlandırarak farklı bir görünüme büründürmüşlerdir.

    Bununla beraber Almanya ve Fransa tarafından geliştirilen “Scharnhorst” ve “Dunkerque” sınıfı savaş gemileri de muharip kruvazör sayılmıştır.İkinci Dünya Savaşı’nda muharebe kruvazörleri, Birinci Dünya Savaşı’ndakinden daha üstün ve daha hızlı olarak tekrar ortaya çıkmışlardır. Ayrıca “katil kruvazör” olarak tanımlanan savaş gemilerine duyulan büyük bir ilgi olsa da; daha çok kargo ve uçak gemisi yapmaya yönelinerek, bu kruvazörlerden az miktarda imal edilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki dönemde yalnızca Sovyet Donanması’na ait “Kirov” sınıfı gemiler “muharebe kruvazörü” olarak tanımlanmışlardır.

     

    • 96

Cevap eklemek için giriş yapmalısınız.